ANASAYFA GALERİ ODALARIMIZ AKTİVİTELER BÖLGE REZERVASYON İLETİŞİM / ULAŞIM
Manzara Hotel © 2018  |  yazılım & tasarım : madmedya

FETHİYE


Fethiyenin kuruluşu antik çağlara dayanıyor. Likya uygarlığının görkemi içerisinde turizimde önemini sürdüren bu kent, şamanizm, bektaşilik ve islamiyet etkileri altında; halk arasında diğer inançlara karşı engin bir hoşgörü ortamını sağlamış. İlçe, mitolojik dönemin “Güneş” ve “Işık kenti”, roma imparatorluğu döneminin "Meğri"si (Makri-Uzak kenti) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Fethiye'si olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı sonrası 11 Mayıs 1919'da İtalyanlar Fethiye'yi işgal etmişlerdir. Yurdumuzu kurtarmak için verilen büyük mücadeleden sonra, 21 Haziran 1920 tarihinde, Fethiye'den ayrılmak zorunda kalmışlardır. Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber Muğla İline bağlanan ilçenin ismi, 1934 yılında alınan bir kararla ilk Türk Hava Şehidi olan Yüzbaşı Pilot Fethi Bey'in ismi anısına Fethiye olarak değiştirilmiştir.

Fethiye, tipik Akdeniz iklimi özelliklerine sahip. Sıcak yaz günlerinin ortalama sıcaklığı 30-35° C arasında. Zaman zaman yağışlı geçen kış aylarında ise bu değer 12° C dolayında. Kış aylarında deniz suyu sıcaklığı 17° C'nin altına düşmez.


ÖLÜDENİZ


Bir doğal Cennet olarak da adlandırılan Ölüdeniz, yaklaşık 3 km.lik bir kumsala sahip. Ölüdenizde açık mavinin ve koyu mavinin iç içe geçtiği bir renk armonisi hakim. Doğal bir lagün görünümündeki Ölüdeniz, yerli ve yabancı turistler tarafından akın akın ziyaret edilmektedir.

Ölüdeniz bir plajdan beklenen tüm gereksinimlere cevap verebilmekte. Kano ile gezinti, kafeteryalar, plaj voleybolu, sürat tekneleri gibi aklınıza gelebilecek her şey burada var. Ayrıca bir çok yerde bulunan acentelerle anlaşarak Babadağı'ndan paraşütle atlayarak, ölüdenizin eşsiz güzelliğini fotoğraflayabilirsiniz.


KIDRAK PLAJI


Ölüdeniz Belcekız Plajı'na 3 km uzaklıkta bulunan Kıdrak Plajı, çam ağaçları ve berrak denizi ile ideal bir dinlenme yeridir. Çam ağaçlarının altında muntazam ahşap masa ve oturaklar, özel mangal yerleri mevcut.

Doğal ihtiyaçalarınızı tamaman karşılayabileceğiniz duş, tuvalet büfe gibi tesisler bulunmakta. Ölüdeniz-Belcekız Plajı'na nazaran, otel kalabalığından uzak kalması, daha sakin plaj ve mesire ortamını tercih edenler tarafından kullanılıyor.


KELEBEKLER VADİSİ


Ölüdeniz Belcekız Plajı'ndan yaklaşık 5 km uzaklıkta, Kabak Koyu istikametinde Kıdrak Plajı'ndan sonra, etrafı ortalama 350 m yükseklikte, dağlarla çevrili, ilginç doğa harikası. Yaz kış akan küçük şelale, tertemiz deniz ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile farklı bir atmosfer. Koya ulaşım, önce Fethiye'den dolmuşlarla Ovacık veya Belcekız Plajı'na, buradan da minibüs ve taksi ile buraya ulaşılabilir.

Buraya ayrıca Ölüdeniz'den günde 3 defa servis yapan teknelerle de ulaşmak mümkün. Doğa turizminin Türkiyede en iyi adreslerinden biri olarak gösterilen Kelebekler Vadisi'nde, orada bulunan ve her yıl tek başına hizmet veren işletmenin bilgisi dışında konaklamak mümkün değildir.

Su ve elektrik enerjisi işletme tarafından sağlanmakta. Toprak zemin üzerine kurulan çadır, bungalov veya teraslarda kalma imkanı yanı sıra, doğal ve ekolojik açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği; ortak kullanıma açık tuvalet ve duşlar mevcut. Vadinin izole yapısı nedeniyle, vadide hizmet veren işletme, ziyaretçi ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli bütün düzenlemeleri yapmış ve konukların güvenliğinden sorumludur.

Vadinin, zaman Zaman ulaşımını imkansız kılan hırçın denizi ve uçurumlarıyla çevrelenen izole yapısı içinde, çeşitli ülkelerden gezginler, sanatçılar, doğaseverler bir araya gelmektedir. Buraya gelenlerin yegane amacı, şehir yaşamına ara verme ve doğa ile iç içe olma şeklinde özetlenebilir.


KABAK KOYU


Kabak Koyu için Kelebekler Vadisi'nin komşusu diyebiliriz. Ölüdeniz Belcekız Plajı'na biraz uzak kalmasından dolayı dolmuş tekneler çalışmıyor. Ulaşım zorluğu nedeni ile kirletilmemiş ve doğal güzelliğini muhafaza edebilmiş bir bölge. Zaten birinci derece sit alanı ilan edilmiş ve her türlü inşaat yasaklanmıştır. Kamplarda çam ağaçlarının içinden deniz manzarasını seyretmek ve kamplarda çalınan son derece seçkin müzikler, çok güzel bir atmosfer oluşturuyor.

Bu güzellikleri paylaştığınız aynı frekansta genellikle genç insanlar, bu doğanın her yıl tadını çıkarıyor. Kamp alanlarında Bungalov denilen ağaç evlerde, kamp çadırlarında veya kendi çadırınızda kalabilirsiniz. Bungalovlardaki yataklar sinek, sivrisinek ve böceklere karşı tül gibi şeylerle korunmuş. Yemeğinizi yediğiniz yerler dışında, tüm kamplarda deniz manzaralı, rahat oturacak veya uzanacak yerler var.

Yüzme havuzu olan kamp da var (Şambala Kampı). Kesenize göre burada özel yiyecek söyleyebilirsiniz Ayrıca kampların çoğu sağlıklı beslenmeye değer veriyor. Örneğin Turan kamp ekmeğini kendi yapıyor. Yaklaşık 35cm çapında, daire şeklinde lezzetli bir ekmek! Kabak Koyunda 7-8 kamp alanı bulunuyor, bu işletmelerin güncel konaklama fiyatlarını kampların web sitelerinden öğrenebilirsiniz.

Kampların isimleri şöyle: Reflektions, Mete, Sultans, Turan, Kabaknaturallife, Shambala, Gemile (yeni kamplar oluşmuş veya bazı kamplar kapanmış olabilir). Dalış okulu açılmış olduğunu duyduk, meraklıların ilgisini çekebilir. Diğer aktiviteler şöyle sıralanabilir; şelale yürüyüşü, alınca yürüyüşü, turkuaz mağaraya gitmek ve vadinin büyüsünü yaşamak. Kabak Koyu, tabiat ile iç içe olma özelliği ile, görülmesi gereken bir koy abidesi. Alternatif bir tatil sevenler, özellikle gençler için çok güzel bir belde.


GEMİLE ADASI


Doğu-Batı doğrultusunda başını ayakları üzerine bırakmış bir Dinozor siluetini yansıtan adaya, ölüdeniz koyundan teknelerle ulaşılıyor. Ada üzerinde M.S. 5-11 yy. arası yapılmış Bizans dönemine ait kilise kalıntıları bulunmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması nedeni ile önem taşır. St. Nicolas olarak da bilinen ada, mavi tur teknelerinin uğrak yeridir.


SAKLIKENT


Saklıkent Fethiye'ye 50 km mesafede, uzunluğu 18 km, yüksekliği yer yer 600 m'yi bulan muhteşem bir kanyon içine gizlenmiş bir doğa harikasıdır. Sarp kayalıkları, çınar ağaçları ve coşkulu kaynak suları ile, doğa tutkunları için yürüyüş olanakları sunan bir tatil bölgesidir.

Kanyon kilometrelerce uzun olup, kendine güvenen maceracılar tarafından yürünmesini öneririz. Suyun içinden yürüme zorunluluğu olan kısımlar, suyun son derece soğuk olması bakımından bazı insanlar için tehlikeli olabilir.

Ayrıca orada yürümek için, denize girmek için kullanılan ayakkabıları giymekte yarar var, zira çakıl taş zeminde yalnıyak yürümek pek akıllıca olmaz. Yürümek istemeyenler için çok rahat oturma yerleri var, burada gözleme yiyip, çay içebilirsiniz.


KAYAKÖYÜ


11. yy.'da Rumlar tarafından kurulup Levissi ismi ile anılmıştır. Kayaköyü 20. yüzyılın başına kadar zengin bir kent olarak varlığını sürdürmüş. 1912 yılında 6500 kişilik nüfusu olan köy, kiliseleri, eczanesi, hastanesi, okulları, postanesi ile yörenin en büyük sosyal ve ticaret merkezi konumundaymış. 1922 yılına kadar yaklaşık 25.000 kişinin yaşadığı köy, Trakya'daki Türkler ile Anadolu'daki Rumların değişimi sırasında tamamen boşaltılmış.